Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mustafa Kaşıkcı

Vira Bismillah

Sevgili dostlar, fertlerin, toplumların hayatlarında dönüm noktaları vardır. Ya dünü yarına taşıyacak umut güvercini, ya da bugünü dünde aratacak kırık cam parçaları vardır.

 

Hâlihazırdaki konumdan çok daha iyiye taşıması arzusuyla merhaba denir güne. Bir umuttur, bir hayaldir beklenilen. Olmazsa olmazımızdır her sabah gözlerimizi açtığımızda içimizde beliren.

 

Bir güvercin misali umudun peşinde kanat çırparız günlerce. Bugün olmadı; belki yarın olur, deriz. Günler günleri kovalar, yer yer azalır umutlarımız. Hayaller, ellerimizden kaydırdığımız cam şişelerin beton zeminde patladığı gibi darmadağın olur yüreğimizde. Her yerde küçük cam parçaları serilir kalır. Nereye adım atsak çıplak ayaklarımızla bir şeylerin canımızı yaktığını hissederiz. Belki bir adım ötesi ferahlıktır der, bir adım daha atarız. Olmadı, bir daha, bir daha…

 

İyinin ve güzelin meftunu olmuş gönül kuşumuzla barışık yaşamaya alıştırırız kendimizi. Hiç beklemediğimiz bir zamanda, dağları hayrette bırakacak bir kahkaha böler gökyüzünün bütünlüğünü. Yıldızlar avuçlarımıza teker teker dökülür. Ayı bir elimize, güneşi diğer elimize bırakır birileri sanki. Nedensizdir bu coşku, bu coşku adressizdir. Nereden geldiği, nereye gideceği; açlığı ya da susuzluğu hiç mi hiç belli değildir. Yaz ortasında karlı dağların doruklarından getirilip dudaklarımıza sunulan kar gibi serinletir içimizi.

 

Yarım bırakılmış düşleri tamamlama yarışına hazırlanırız sanki. Bu son umut, bu son fırsat diyerek olağanüstü bir gayretle koşuştururuz. Elimize geçen her umut kırıntısı bizimdir. Onu cebimize yerleştirince daha fazlasının peşinde alırız soluğu. Bir kahkaha vesilesiyle yürek kuşumuzu havalandırır ve umutlarımızın peşinden uçururuz. Kimi zaman birkaç dakikaya sığar coşkunluğumuz; kimi zaman günlerce aynı duyguların verdiği enerjiyle “merhaba” deriz her şeye.

 

Yaşamak işte bu, diye düşünürüz. Hiç bitmesin isteriz. Dostlarımızı hatırlarız bir bir. Kim bilir ne haldedirler, diye dertleniriz. Telefon ile olacaksa telefonla; ziyareti yapılarak olacaksa koşar adım yanlarına ulaşmakla tamamlamaya çabalarız hayatımızdaki boşluğu. Hayat dostlarla güzel diye düşünürken, içimizdeki coşku hafiften sönmeye yüz tutar. Duygularımızın da bedenimiz gibi yorulduğunu hissetmeye başlarız. Hayata tozpembe bakan tarafımız birden körelir, sönükleşir.

 

Dostum dediğimiz insanların bizi kaç zamandır arayıp sormadıkları gelir hatırımıza. Neden ben gideyim ki ayaklarına tarzından bir hissiyatla bölünür mutluluğumuz. Sebepler ayağımıza dolanır. Nedenlerle sonuçların kavgasında yeniden kanamaya başlar yüreğimiz. Cam parçacıklarına basınca kesilen bir gönlün kanlarıyla lekelenmiştir her yer. Silmek olmaz, görmemekse imkânsızdır…

 

******

 

07 Haziran Pazar günü yapılacak olan 2015 yılı GENEL SEÇİMLERİNİN ülkemiz, milletimiz, komşu ülkeler ve insanlık adına hayırlar getirmesini temenni ediyorum. İnşallah hak edenin ya da hak edenlerin kazanacağı; kim kanırsa kazansın, adalet duygusunun, eşitliğin, sevginin ve hoşgörünün hâkimiyeti altında ÜLKEMİZİN KAZANACAĞI adil bir seçim olur.

 

Başka TÜRKİYE yok dostlar!

Vatandaşlık görevimizi yerine getirebilmek için oyumuzu mutlaka sandığa atmak zorundayız. Oyumuzu hiçbir baskı altında kalmadan, özgür irademizle, kullanalım ki art niyetli birileri bizim oyumuz üzerinden oyun oynamaya kalkmasın.

 

08 Haziran 2015 sabahı daha yaşanabilir bir Türkiye’ye uyanmak dileğiyle,

Muhabbetle kalınız…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER