Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Abdullah Koca
Abdullah Koca

Yeniden kaleme dönmek: Başyayla’ya yazmak

Bazı başlangıçlar vardır; aslında bir dönüşün hikâyesidir. Kalem yeniden ele alındığında sadece kelimeler değil, hatıralar, sorumluluklar ve bir memlekete duyulan derin bağlılık da yeniden canlanır. Uzun bir aradan sonra yeniden yazmaya başlarken, insan sadece bir köşe yazısına değil, kendi geçmişine, yaşadığı coğrafyaya ve taşıdığı değerlere de yeniden bakar.

Başyayla
Haritalarda küçük bir nokta gibi görülebilir belki; ama Anadolu’nun kalbinde, insanı büyük yapan değerlerin sessizce yaşadığı bir yerdir. Dağların arasındaki bu mütevazı coğrafya, aslında insanı ayakta tutan köklerin sembolüdür. Çünkü bazı yerler sadece bir yerleşim yeri değildir; karakterin şekillendiği, insanın kendini bulduğu birer okul gibidir.

Bugün dünyanın hızla değiştiği, değerlerin hızla tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. Büyük şehirlerin gürültüsü, insanın iç sesini bastırırken; küçük ilçelerin sade hayatı bize unuttuğumuz hakikatleri hatırlatır. Komşuluk, selamlaşmak, dayanışma, samimiyet… Belki modern hayatın karmaşasında sıradan görülen bu kavramlar, aslında toplumları ayakta tutan görünmez sütunlardır.

Yıllardır akademi ve saha arasında geçen meslek hayatımda şunu çok net gördüm: Afetler sadece doğal olaylar değildir; hazırlıksız toplumların aynasıdır. Bir yangın, bir deprem, bir kriz… Hepsi bize sadece teknik eksiklikleri değil, aynı zamanda toplumsal bilinç seviyemizi de gösterir. Bu yüzden bu köşede sadece hatıralardan ya da duygulardan değil; hayatı daha güvenli, daha bilinçli ve daha anlamlı kılacak meselelerden de söz edeceğiz.

Başyayla gibi yerler, geleceğin büyük şehirlerine insan yetiştiren sessiz atölyelerdir. Buradan çıkan her genç, aslında Anadolu’nun değerlerini dünyaya taşıyan bir elçidir. Belki de bu yüzden, yerelden konuşmak evrenselden konuşmaktır. Çünkü hakikat çoğu zaman büyük kürsülerde değil, küçük yerlerin sade hayatında gizlidir.

Bu köşede bazen bir afet bilincini konuşacağız, bazen gençlerin hayallerini, bazen toplumun görünmeyen yaralarını… Bazen de sadece bir hatırayı anlatacağız. Ama her satırda ortak bir niyet olacak: İnsan olmanın anlamını yeniden hatırlamak.
Yazmak, sadece kelimeleri yan yana getirmek değildir. Yazmak, sorumluluk almaktır. Bir düşünceyi paylaşmak, bir farkındalık oluşturmak ve bazen de sessiz kalan bir hakikate ses olmaktır.

Bugün yeniden kaleme dönmek, aslında bir başlangıç değil; bir emaneti yeniden omuzlamaktır. Ve bu emanetin adı bazen memleket olur, bazen insan, bazen de gelecek…

Başyayla’ya yazmak; bir ilçeye değil, bir ruha hitap etmektir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER