Geçtiğimiz aylarda KANAL D’de başlayan “BEN BİLMEM EŞİM BİLİR” adlı yarışma programını isminin farklı oluşu ve değişik bir program olacağını düşünmem sebebiyle izleme fırsatı buldum. Programı pür dikkat takip ediyorum, her takip edişimde umutlarım suya düşüyor ve büyük hayal kırıklığı yaşıyorum… 74 milyonun karşısında kadın erkek ilişkisinin ayaklar altına alınışını, Türk aile yapısının üzerinde nasıl tehlikeli bir oyun oynandığının açık resmini, ahlaki yozlaşmanın programda zirve yapışını görmek beni dehşete düşürdü. Hepimiz biliyoruz ki daha önce bu tarz programlar ve dizilerle küçük yaşta çocuklarımızı sahte şan şöhret gömleği giydirilip amaçlarından saptırıldığını , gençlerimize sahte, büyülü bir hayat, gelecek vaat edip hayalleriyle oynanıp bir kenara atıldığını iyi hatırlayalım. Ve bu programlar sonucunda zirveye oturan çocuklarımızın, gençlerimizin hayatlarının nasıl zehir olduğunu bir araştıralım! Ve şimdi bu zihni bozuk tv programlarına itibar kalmadığı için ailelerimizin içine girip aile kültürümüzü yıkmaya çalışıyorlar… Ekran karşısında eşlerin uygun olmayan hal ve hareketleri( öpüşme sahneleri, dekolte giyinmeler) herkesin önünde eşler arası sahte sevgi sözcükleri, kişiler arasına fitne ve fesatlığın sokulması…
Evet sevgili dostlar yukarıdaki söylediğimiz şeyler sadece bir ev ve bir araba için… Bence bu kadar ahlaki yozlaşma, komik duruma düşme için değer mi diye düşünüyorum kendi kendime? Bence değmez be kardeşim, çok yazık!!! Kim ister ki annelerimizin, babalarımızın, kız kardeşlerimizin bu tarz şeyler için ekranlarda rezil olmasın. Şimdi sormak lazım o ekrana çıkan ailelere: Acaba yarın çocuklarına iyiyi kötüyü, ahlaksız hareketlerden uzak durmayı, kötü ortamlardan uzak durmalarını nasıl öğütleyecekler ve onlara örnek birer anne baba olabilecekler mi?
İnsanların bu denli bozulabilmesinin insan olarak hepimizin ortak kimliğinin sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. İnsan olarak kadınlarımızın bu kadar onursuzlaştırıldığını görmekten utanç duymamız gerekir; bu tarz programlara ilgi alaka gösteriliyor, bu insanların ekmeğine yağ sürüyorsak o da bizim, toplumumuzun utancıdır biline!!!
Şan, şöhret ev araba gibi maddi değerler için kendilerini bu yozlaşmanın içine atan bireyler hırsları için kontrolsüz güç , kukaçlık, dizginsiz ve nihilist bir öfkeyle patlamaya hazır bir bomba gibi ekranlarda boy gösteriliyor. Duygularını ekran başında dizginleyemeyen bireyler, daha doğrusu kendini bilinçli sanan çiftler kendi kimliklerine yabancılaşır ve körelmiş basit duygularının tutsağı olurlar. kimliklerini kaybeden aileler insan oluşlarının zeminini kaybederler. Ortaya gelenek ve göreneklerinden kopuk, umutları, sevinçleri, birlik beraberlik, güven duygusunu yitirmiş robot aileler karşımıza çıkmaya başlar. Bedensel ve ruhsal çöküntü görünümü oluşan aileden nasıl ülkemize,milletimize fayda beklenebilir! Gelin kimselerin oyuncağı olmayalım. Birileri para kazanırken bizler ailemizi bozan bu programlardan hem kendimizi hem de aile fertlerimizi uzak tutalım, değerlerimize sahip çıkalım onurumuzla hayatlarımızı devam ettirelim…
Buradan devlet büyüklerimize Sayın Başbakan Yardımcımız Bülent Arınç Bey ve RTÜK Başkanımız Sayın Davut Dursun Bey’e sesleniyorum: Aile yapımızın bozulmasına, ahlaki yozlaşmaya sebep olan bu tarz kalitesiz programların yayınına izin vermeyin, bunlara yasak getirin, getirin ki çöküntüye sizlerinde de katkısı olmamış olsun. BU KANALA BAK(AN ) BİRİ OLSUN!
Saygı selam ve muhabbetle…




















YORUMLAR