Evet değerli dostlar öncelikle bütün müslaman kardeşlerimize ramazan ayımızın hayırlı mübarek olmasını temenni ederek başlamak istiyorum.
Ne zamandır bekliyordum bu yazıyı yazmak için. Gelgitler yaşadım çoğu kez ama artık zamanın geldiğini düşünerek bu yazımı kaleme alıyorum.
‘ SÖZÜNÜN ERİ OLMAK’ evet bu deyimi hepimiz çok iyi biliriz, iyi hatırlarız; bu deyim ta ilköğretim sıralarından bu yana hepimizin hafızasında yer etmiştir. Gerçekten sözümüzün eri miyiz? Kaç zamandır bu deyimin anlamını düşünüyor ve işin içinden çıkamıyorum.
Büyüklerimden hatırladığım kadarıyla bizlerden hep doğru ve dürüst olmamızı isterlerdi. Ağzımızdan çıkan her sözün arkasında durmamızı öğrettiler bize. Maalesef üzülerek söylüyorum şimdi etrafımızda, çevremizde daha doğrusu çevremdeki insanlara bakıyorum da ne kadar rahat bir şekilde yüzüme baka baka yalan söyleyip insanı saf yerine koyuyorlar… Ve bu söyledikleri yalanlar yaşam şekillerini oluşturmuş durumda ne kadar içler acısı bir durum..
Seçim öncesi vaatler uçuran siyasetçiden tutunda, telefonlara bakmayan siyasi parti başkanları, belediye başkanları ki seçim öncesi döşedikleri süslü yalanlarla hava atıp sözler üfüren zavallılar… Hayır işlerinde söz verip de yan çizin sahte insanlar sürüsüyle karşı karşıyayım…
* Hani nerde kaldı SÖZÜNÜN ERİ olmak deyimi?
* Nerde kaldı DÜRÜSTLÜK?
Evet bu mübarek ayda bu sahur zamanı bu sorularla sabah namazını karşıladım. Çok sevip saydığım saygı duyduğum, güvendiğim birkaç dostumu da inceledim, onlar da yalan söyleyip iki yüzlü elbisenin içine bürünüp sahte tavırlarla etrafımda gezinmişler hem de bir hiç uğruna… Eskiden olsa üzülürdüm, kırılırdım, saatlerce düşünüp kafayı yerdim ama şimdi sallamıyorum, üzülmüyorum. Toplum içinde pembe yalanlar diye adlandırılan şeylerin aslında aslı astarı yoktur. Bize göre yalan yalandır kardeşim, bunun ne pembesi olur ne beyazı ne de siyahı… Karşıdakine sıkıntı vermeme anlamında bile söylenmiş olsa yalana başvurulmamalı, hele hele bunlar koltuk için makam içinse vay halimize. Her şey açık, dürüst bir şekilde açıklanmalı…
Sözünün eri olmayan, mertlikten bahsedebilir mi ? diyor Sherwood ANDERSON. Hz Ali( R.a) da bir sözünde şöyle diyor: "Beceremeyeceğin iş için söz verme."
Evet herkesin kendisine göre bir yaşam tarzı vardır kimsenin kimseye karışma hakkı da yoktur ama söz verip de tutmama da en başta dinimizde, bizim örfümüzde, geleneklerimizde yeri yoktur… Her insana doğrularıyla yaşaması için dua ediyorum. Rabbim bu insanlarımızı ıslah etsin diyorum.
SÖZÜNÜN ERİ İNSANLARLA KARŞILAŞMAMIZ DİLEĞİYLE…
HOŞÇAKALIN…




















YORUMLAR